Perşembe, Mayıs 07, 2009

aylak adam

"Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor. Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış. Salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla barışık. Onun büyük işler yapacağı umulur. Ama beş-on dakikada ölüyor. Sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu; asık yüzlü, kayıtsızlıkları, sinsi yürüyüşleriyle onu aralarına alıyorlar, eritiyorlar." (s.18)

" 'Siz' anlanamaz, 'sen' anlanır. Bazı kitaplarda 'sizi seviyorum' u okuyunca gülerim. Sanki 'siz' sevilebilirmiş! 'Sen' sevilir, değil mi?" (s.63)

"Belki de insanlar kendi kendilerini düşünmek, hayaller kurmak için yeteri kadar yalnız kalamadıklarından anlayışsız oluyorlardı." (s.109)

"İçeni, içmeyeni tren yolculuğundaki süreksiz tanışıklıkla yetinirdi; ya dameyhane masasındaki." (s.136)

"İnsanlar haksızken daha çok bağırır." (s.137)

"İki insan ayrıldıkları zaman birbirlerinde bir şeyler bırakıyorlardı." (s.142)

"Olanla yetinerek, aramadan, düşünmeden yaşanılsın diye yaratılmış bir dünyada yalnızdı." (s.156)

Yusuf Atılgan - Aylak Adam
Yapı Kredi Yayınları

6 yorum:

Porco Rosso dedi ki...

henüz okudum bu kitabı. çok kızdım sonra kendime sırf "sinemadan çıkmış insan" tanımını atladığım için. çok sevdim. yusuf atılgan ve yalnız adamlarını.

anayurt oteli. zebercet diğer yalnız adamı.

Porco Rosso dedi ki...

ayrıva ben de bir alıntı ayıklamıştım kitaptan.


"dünyada gereğinden fazla kadın var, bir teki yok."

Sera dedi ki...

"dünyada gereğinden fazla erkeği var. bir teki yok" diyeyim ben de o zaman :D

anayurt otelini listeye almalı demek ki.

bernaerözkan dedi ki...

Kitabı okuyalı baya uzun süre olmuştu .. Doğal olarak hiç bir alıntıyı hatırlıyamadım .. Üstüste binmiş ya da çabucak değişen sahneler kalmış aklımda .. Sinemadan çıkıp kalabalık tarafından eritilişimin üzerinden ne çok zaman geçmiş ..

serpil dedi ki...

"Birden kaldırımlardan taşan kalabalıkta onun da olabileceği aklıma geldi. İçimdeki sıkıntı eridi."

En sevdiğim cümlelerinden biridir Aylak Adam'ın.

Sera dedi ki...

bernaerözkan: aradan zaman geçince öyle olabiliyor. en unutulmaz an da benim için o sinemadan çıkmış insan tasviri.

serpil: teğet geçme olayını çok can yakıcı biçimde anlatmış...

Tavan arası